SAYIN; ZEKİ GÜNDÜZ BEY'e İTHAFEN....

(  İyileştikten sonraki ilk resmim...)

      Sayın; Zeki Gündüz'ün bu buluşu sayesinde, bende yüzümde bulunan çillerden kurtulmuş olarak, kendisine minnettar olduğumu, buradan ifade etmek istiyorum... Sonsuz sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum...


      Başta kolay gibi görünse de,  toplumsal yapımız gereği korku, kuşku, kaygı, v.b. içimizde barındırdığımız olumsuz duyguların dışa atılabilmesi zor olsa gerek.. Fakat her olumsuz düşünceden kurtulabilmek adına verilen mücadelenin bizleri mutluluğa bir adım daha yaklaştırdığı da inkar edilemeyecek bir gerçek...Pozitif düşüncenin, umutla bütünleştiği sürece başarıya ulaşılması müthiş birşey. Zor olan ise düşüncenin yönetilmesi ve uygulanabirliğini sağlayabilmek...Ve o kararı verebilmekti…

 

Bu işlemi yaptırmaya karar vermem; anlık bir duyguydu…

 

       Ve o gün; daha önce yaptırmış olan Pınar hanımla irtibata geçtim… Zorluklarından bahsedip ama sonucun mükemmel olduğunu söyleyince, inanmakta zorluk çekmiştim ‘ki bunca zaman gidilen, duyulan her şeyi denemiş olmamama rağmen sonuç hüsrandı… Bunuda denemekten bir kaybım olmayacağını düşünerek. Kararımı vermiştim…

 

Karar aşaması ve sonrasını sizlerle bir önceki yazılarımda paylaştım…

 

Taktir edersiniz’ki zor bir dönemdi, ama deyecek bir sonuç için çekilen her sıkıntı mübahtır…

 

Ve en önemlisi çok müstesna bir insanla tanımış olmamdı…

 

Sayın; Zeki beyi tanımakta ayrı gurur verici bir durumdu…Mütevazi,  alçakgönüllü beyefendi kişiliği, kendine has konuşma uslübü, yeri doldurulamayacak  gerçek bir dost…. Bulunduğum 12 günlük zor dönem içinde, beni yanlız bırakmadığı için; Kendisine minettarım....

 

Gönül dostum….

 

       Rengarenk dostluk yağmurlarıyla ıslansın saçlarım. Hüzün fasıllarının deminde dost tadında özlemler… Tılsımını kaybetmiş minik yüreğimi al ellerimden; dostluğum senin bundan gayri. Ne ömür biçersen razıyım dostluktan yana…
     
       Gözlerimin ağlayan nazlı bebeklerini sustur, dostluğun,  mutluluğun sesini bana duyur. Dostluğa tomurcuklanan güllerimi koparma sakın. Zerre karanlık kalmasın gecelerimde adın dilimde dua oldukça. Hiç hesapta yokken bulut bulut sana yönlenir gülüşlerim. Dostluk; katre, katre yağar üzerine…

       Sevdalara açılan kapıyı daima kapalı tut sen. Lakin elimde bir hediye ile sana geldim dost, aç yüreğini ardına kadar sonbaharın giriş kapısıdır eylülüm. Dostluk gömleğini ellerimle iliklerken tenine, dostluğun  ateşi ile yanacaksın, suskunluğuna ve dalgınlığına gömülme sakın. Küllenmiş olsa da yüreğin, dostluğun dansına bırak kendini,

       Sen yorulma ben gelirim ama yapraklarımdaki kırağı yalnızlıklardan koru beni dostluğunla. Ellerindeki kır çiçeklerini gönlünün zenginliğine sür. Yıldızları kopar gökyüzünden saçlarıma iliştir. Dostluğa uzanan elim ol, mutluluk şarkıları söyleyen dilim ol. Dostluğun sonsuzluğunu hesap ederken; ağzımın tadı, deli kız türkülerindeki gönlümün gülü ol dost.. Herşey gönlünce dilediğince olsun......SEVGİLER DOST!!!

 

 


Yorum Yaz